Türkiye başta olmak üzere toplamda sekiz ülke, İngiltere’nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinin ithalatını engellemeye yönelik kararını memnuniyetle karşıladı. Bu ortak tutum, uluslararası hukukun çerçevesinde bölgede barışın tesisi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi ve devletler arası dayanışmanın güçlenmesine katkıda bulundu. Dışişleri Bakanlıkları, bu açıklamada, ülkelerin ortak hareket ederek yasa dışı yerleşimlere yönelik alınan bu kararın, bölgedeki hukuki ve insani durumun iyileştirilmesine katkı sağlayacağına vurgu yaptı.
Ayrıca, söz konusu ülkeler, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte, iki devletli çözüm vizyonunu destekleyen ortak bildiri yayımladı. Bu bildiride, uluslararası hukuka ve BM kararlarına uyumlu hareket etmenin önemine işaret edilerek, yasa dışı yerleşimlerle ilgili ticari faaliyetlerin kısıtlanmasının ve bu faaliyetlere katılanların hesap verebilirliğinin artırılmasının bölgesel barışın temel taşlarından biri olduğu belirtildi. Ülkeler, bu adımların, Filistinlilerin temel hak ve özgürlüklerine ulaşması ve sürdürülebilir bir barış için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Ek olarak, ülkeler, uluslararası toplumun, yasa dışı yerleşimlerin devamını destekleyen veya bu faaliyetlere katkı sağlayan tüm faaliyetlere karşı somut tedbirler alması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, uluslararası hukukun, BM kararları ve uluslararası toplumun ortak duruşunun gerektirdiği şekilde hareket edilmesini teşvik ettiler. Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ve Uluslararası Adalet Divanı’nın görüşleri ışığında, özellikle Gazze ve diğer bölgelerde gerçekleştirilen yerleşim politikalarının durdurulması ve geri çekilmesi çağrılarını yinelediler. Ayrıca, bölgenin yeniden istikrara kavuşması ve kalıcı barışın tesisi amacıyla, ABD’nin Gazze’ye ilişkin kapsamlı planlarının hayata geçirilmesinin gerekliliğine de dikkat çekildi.
Güney Lübnan ve Batı Şeria’da yürütülen yasa dışı yerleşim faaliyetleriyle ilgili endişeleri dile getiren ülkeler, bölgedeki demografik yapının ve coğrafyanın değiştiği uygulamalar karşısında duruşlarını netleştirdi. Bu kapsamda, İsrail’in bu faaliyetleri durdurmayı ve işgal altındaki bölgelerdeki yapay değişiklikleri geri almayı taahhüt etmesi gerektiği vurgulandı. Tüm bu gelişmeler ışığında, barış ve güvenliğin sağlanabilmesi adına, uluslararası topluma ortak sorumluluk çağrısı yapıldı. Ayrıca, Gazze’deki insani durumun iyileştirilmesi, yeniden imar çalışmaları ve bölgenin hak ettiği sürdürülebilir kalkınma sürecinin başlaması için gerekli adımların derhal atılması gerektiği belirtildi. Bu adımların, iki devletli çözüm temelinde, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına zemin hazırlayacağı beklentisi dile getirildi.
